Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Röportajlarım

Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Röportajlarım

  • Selami Öztürk/Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Ağustos 2005 - 16/12/2009
  •  

     

    Hiçbir Zafere Çiçekli Yoldan Gidilmez!
     

    Kadıköy Belediyesi Başkanlık Binası’na girdiğimde resepsiyon görevlisi elimdeki Fenerbahçe yazılı dosyayı görünce heyecanla “Ben de Fenerbahçeliyim” diyerek beni başkanımızın basın danışmanının odasına götürdü. Arife Avcu ve birlikte çalıştığı takım arkadaşlarının hepsi Fenerbahçeliydi. Başkanımızın odasına geldiğim zaman, Özel Kalem Müdürü Fatoş Sönmezer Hanımın da  koyu bir Fenerli olduğunu öğrenince başkanlık binasına değil de Fenerbahçe’nin kalesine geldiğimi anladım. Tabii sayın başkanımızın odasına gelene kadar neler öğrendim neler? Başkanımız teknolojiyi çok iyi kullanıyor, diyet-spor yapıyor, araba kullanmasını çok seviyor ve çok çok pratik. Deplasmanlar hariç hiçbir maçı kaçırmazmış. Nedenine gelince uçak yolculuğunu hiç mi hiç sevmezmiş. Tabii bir de zaman sıkıntısı. Ciddi bir şekilde maç eleştirmeniymiş. Maçı kazandığımız günlerin ertesi sabahı değmeyin keyfine. Lacivert-sarı kravatını mutlaka takar yüzünden gülümsemeleri eksik etmezmiş. Ama bir de yenildik mi sakın yaklaşmayın sayın başkanıma...

    Bir de Kadıköy Belediyesi bünyesinde sporu profesyonel hale dönüştürerek türlü başarılara imza atmış. Başkanımızın Fenerli olması yetmemiş Yunanistan’daki (Agios Loannis Rentis) kardeş Belediye Başkanı Goerges Lakadios’u da Fenerli yapmış. Kendileri aynı zamanda Fenerbahçe Spor Kulübü’nün de üyesi. Şampiyon bir takımın ilçesinin Belediye Başkanı olmak da Selami başkanımıza ayrı bir özellik katıyor doğrusu... Fenerbahçeli olmak kolay değil. Ben Fenerliyim demek, taraftar formasını taşımak için önce çalışkan ve dürüst olmak lazım. Kadıköy Belediye Başkanımız tüm Fenerbahçeliler için örnek alacağımız, bunu yaptığı çalışmalarla kanıtlamış bir Fenerbahçeli. Kendisine Fenerbahçe Dergisi olarak sonsuz teşekkür ve saygılarımızı ileterek röportajımıza başlıyoruz.

    - Biz aramızda  “Fenerbahçeli olunmaz  Fenerbahçeli doğulur.” deriz her zaman. Peki siz nasıl Fenerli oldunuz Sayın Başkanım?

    Fenerbahçeli doğduğum için nasıl Fenerli olduğumu bilemiyorum. Kendimi bildim bileli Fenerbahçeliyim. Muş’ta dünyaya geldim. Ortaokulu Adapazarı’nda okudum. Zannederim ortaokul yıllarımda daha da gelişti. O zamanlar Can Bartu’lar Ogün’ler, Lefter’lerin olduğu bir dönemdi. Doğru tercih yapmışım, iyi de olmuş yani.

    - Eşiniz Beşiktaşlı, çocuklarınız Fenerbahçeli nasıl oldu bu durum?

    - İstihbaratınız çok iyi. Evet doğru. Fakat Fenerbahçe maçlarında ana yüreği ağır bastığından bizleri destekliyor. Kızım ve oğlum tam fanatik Fenerbahçeliler. Bizim ailede zorlama olmaz. Ama babalarının izinde yürüyerek doğru tercih yaptılar diyorum.

    - Spor ve Kadıköy?

    Kadıköy’de öncelikle Fenerbahçe Spor Kulübü var. Bunu yanı sıra amatör olsun, profesyonel olsun çok ciddi spor kulüpleri var. İstanbul Yelken, Kızıltoprak Yelken, Marmara Yelken, yelken dalında Türkiye’nin en önemli kulüpleri burada yer alıyor. Dönüp baktığımda Balık Adamlar Kulübü elli, altmış yılı aşkın bir kulüp. Her semtte bir iki amatör spor kulübümüz var. Onlara ciddi bir şekilde destek veriyoruz. Vatandaşlar sağlık için toplu bir şekilde spor yapmaya başladılar. Bu da son derece önemli. Bakın hiçbir yerde rastlamazsınız; bazı tatil köylerinde olur, bir öğretmen gelir, radyosunu, teybini dışarı bırakır, yüzlerce insan gelir ve katılır. Bu Kadıköy’de onüç yıldır devam ediyor. Fenerbahçe’ye gidin, Özgürlük Parkı’na, Caddebostan’a ve Kadıköy’ün muhtelif parklarına gidin sabahın yedisinde Kadıköy Belediyesi ve Vakıf bünyesinin finanse ettiği öğretmenler yedi, sekiz, dokuza kadar toplu spor yaptırıyor. Türkiye’nin en güzel yürüyüş bantlarından bir tanesi de Dalyan-Bostancı sahil yolu. Kadıköy için inanılmaz bir spor alanı. Hafta sonu binlerce, hafta arası yüzlerce insan buralarda sağlık için yürüyor. Kadıköy’de spor, gerek profesyonel, gerek amatör, gerek izleyici olarak son derece faal bir ortam. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün çok ciddi yatırımları var. İstanbul Yelken Kulübü, Marmara Yelken Kulübü’ne ciddi anlamda yardımcı oluyoruz. Boksta başarılı olan çocuğumuzu Kadıköy Belediyesinin kadrosuna aldık. Fenerbahçemizin yetiştirmiş olduğu boksörümüz. Biz bireysel spor yapan ve uluslararası alanda kendisini kabul ettiren sporculara her zaman destek olmaktayız.

    - Yeni sezon ve Fenerbahçe?

    Fenerbahçe’de geçen sezon hariç olmak üzere ondan önceki sezonlarda midemize kramplar girerek maç izliyorduk. Çünkü galip olsak dahi ne zaman gol yeriz endişesi vardı. Geçen sene forvet ve orta saha elemanlarının çok bol gol atması ve skoru Fenerbahçe lehine çevirmiş olması insanda ister istemez  çok büyük heyecan yaratıyor. Beraber de olsanız, mağlup da olsanız sonunda galip gelme umudu ve hazzı var. Galipseniz mağlup olmayacağınızı bilip asgariden rahat izliyorsunuz. O bakımdan geçen sezon maçlarını çok rahat izledim. Bu sene umarım orta sahadan müdafaaya dönük zaafımızı kapattığımız taktirde Fenerbahçe maçları sadece Fenerbahçe taraftarları tarafından değil tüm spor severler tarafından keyifle izlenecek en güzel maçlar olacak diye düşünüyorum.

    - Altıyol’daki Boğa heykeline takım forması giydirme fikri hoş ve şıktı. Fikir kimden geldi?

    Fikir benimdi. Aslında tamamıyla yünden örme bir şekilde düşünmüştüm. Böylesi de güzel oldu. Hoş bir espriydi. Yapıldı, geçti.Umarım yeni sezon daha büyük başarılara!

    - Bir yönetici olarak Fenerbahçe Spor Kulübü’nün kurumsallaşma karnesini nasıl görüyorsunuz?

    Aslında geçen yılda söyledim. Aziz Yıldırım beyin kızının nikahında Şansal Büyüka ve arkadaşlarla beraber oturuyorduk. Ben olsam Aziz Yıldırım’ı Bayındırlık Bakanı yapar sorunu da çözerim. Aziz Yıldırım Fenerbahçe’de altyapının sağlamlaşmasını temin etti. Hangi projeye bakacak olursanız olun altyapı sağlam değilse istediğiniz kadar üzerine sağlam yapılar kurmaya çalışın, çökmeye mahkumdur. O yüzden Fenerbahçe tek hedefinin şampiyonluk olmadığı, süreklilik ve devamlılık arzeden başarıyı yakalama şansının ve azminin olduğunu görüyorum. Bunda kulüp başkanının ve yönetimin büyük katkısı var. Gerek Samandıra Tesisleri, gerek Fenerbahçe’deki tesisler ve gerekse ileriye dönük yapılan yatırımlar ciddi şekilde kurumsallaştığının göstergesidir. Forma satışlarını değerlendirecek olursak, alınan futbolcuların piyasada  prim yapacak şekilde paraya tedavülü ilk Fenerbahçe tarafından yapıldı. Bunlar da çağın gereği olan yaklaşımlardır. Çağın gerekli olan bu yaklaşımlarını Fenerbahçe yönetimi ve başkanı gösteriyor, gösterince de başarılı oluyor. Umarım bütün kulüpler bu alanda oluşan farkı kapatırlar. Bu Türkiye için gereklidir.

    -Tribünde şiddete karşıyız? Siz neler söyleyeceksiniz?

    Hoş değil. 8-10 yıl önce başladı bu kaos. Kulüp yöneticilerinin başarısız olması sonucu yerlerinde kalma çabalarına seyirciyi de katarak yanlış şeyler yaptılar. Seyirciyi sahaya sürerek prim almaya çalıştılar. Son derece yanlış bir şeydi. Bir müddet onları taşıdı. Ama daha sonra işler tersine döndü. Bunu yapan yöneticiler hemen hemen gittiler. Bunun kimseye faydası yok. Tam tersi büyük zararı hem takımına, hem seyirciye hem kendisine. Allaha şükür ki; Fenerbahçe bunlardan en az etkilenen spor kulübü oldu. Çünkü yönetim çok hakim. Umarım bundan sonra olmaz. Başta şeref tribününde oturanlara söyleyeceğim var. Bunu içlerine sindirecek ve yanyana oturacaklar. Biz diğer arkadaşlarla başlatmak istiyoruz. Kötü söz kullanmadan maçları izleyecekler. Bir çok insan maçlara eşiyle, nişanlısıyla, sevgilisiyle gelmek istiyor. Herkes yanında kızı, eşi varmışçasına maçı izlemeli ki diğer insanlar rahatsız olmasınlar. Takımı hep birlikte alkışlamak, şarkılar söylemek çok güzel bir olay. Bunun en güzel örneğini Fenerbahçe izleyicisi veriyor. En son Avrupa maçında gördük. Her iki takım izleyicileri saatlerce şarkı söylediler, takımlarını desteklediler.

    -Türkiyenin en büyük spor kulübünün bulunduğu bir ilçenin belediye başkanı olmak nasıl bir duygu?

    -Çok güzel bir duygu hep söylüyorum. Benim Kadıköy Belediye Başkanı olmam çok büyük onur, Fenerbahçeli olmak ayrı bir haz. Kadıköy’de yapmış olduğum çalışmalar için Beşiktaşlılar, Galatasaraylılar ve diğer takım taraftarları da oy veriyorlar ama Fenerbahçe’liler gözü kapalı oy veriyorlar.

    - Şampiyonlar Ligi, yurt dışı maçları Fenerbahçe stadımıza bir çok ülkenin insanını misafir etmemizi gerektiriyor. Kadıköy için beş yıldızlı otel projeleriniz var mı?

    Beş yıldızlı otel inşaat çalışmaları, Carrefour’un arkasında ve Ankara asfaltı üzerinde halen devam ediyor. Bu oteller de bittiğinde ciddi şekilde bu sıkıntıya son verecekler. Biz turizm bölgesinden çok yaşam bölgesiyiz. Bugüne kadar otel olmayışı bundan kaynaklanıyordu. Ayrıca Sabiha Gökçen Havaalanı’nın uzun süre devreye sokulmaması da bunu etkiledi. Şimdi Sabiha Gökçen hizmet vermeye başladı. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı muazzam yapılıyor. Çok süratli bir şekilde çalışılıyor. İnanılmaz bir çalışma ve performans var. Fenerbahçe sStadı bittiğinde sadece Fenerbahçe için değil gerçekten Türk sporu için onur kaynağı olan bir spor merkezi olacak. O yönüyle de çok hoş.

    - Kadiköy’de sizin için hangi bölge farklı ve özeldir?

    Kadıköy’de her bölgenin farklı ve güzel özellikleri var. Moda en eski yerleşim bölgesi. Modalılar Moda’yı tüketmemişler. Moda’da kırk, elli senedir yaşayanlar var. Hatta Moda’yı  da kimseyle paylaşmak istemezler. Moda’yı korurlar, çok yoğun trafiğin geçmesini istemezler. Acıbadem eski bir yerleşim bölgesi olmakla beraber çok yeşili olmadığı için pek gelişme katedemedi. Koşuyolu’na geçiyorsunuz iki katlı binaların çok olduğu, komşuluk ilişkilerinin halen sıkı bir şekilde devam ettiği, insanların birbirlerine sık sık gelip gittiği bir bölge. 19 Mayıs, Kozyatağı civarlarına geçtiğimizde sitelerin, blokların çok olup, komşuluk ilişkilerinin zayıf olduğu apartman hayatının yaşandığı bir ortam. Dolayısıyla her bölge farklı her bölge ayrı güzel. Sahil boyu çok önem kazandı. Deniz temizlendi. Suadiye, Caddebostan’dan denize giriliyor. Caddebostan plajını Mavitan organizasyonun katkılarıyla açtık. Şimdi Fenerbahçe plajını da hizmete sokacağız. Şimdi mayosunu alan denize gidiyor. Tatlı güzellikler yaşanıyor. Bağdat Caddesi’ne yakın olanlar çok farklı güzellikler yaşıyor. Gündüz olsun gece olsun çıkıp bir iki saat turluyor. Alışverişini yapıyor. Cafelerde oturuyor. Gece geç saatlere kadar yaşam devam ediyor. Kadıköy’ün her bölgesinin farklı, güzel bir yaşamı var. Güneşin batışının güzel izlendiği bir yer. Dünyada bu tip yerler dolar. İnsanlar fotograf makineleri ile yan yana dizilir güneşin batışını çekmeye çalışırlar. Moda’daki sosyal tesisleri yenileyip yeni bir anlayışla hizmete sunacağız.

    - Atom Karınca lakabınız nereden geliyor? Bir kere de sizden dinleyebilir miyiz?

    1989 yılında aday yapıldığımda ve beş yıllık yoğun çalışmamın sonucunda Atom Karınca denildi. Sanırım birinci neden çalışkanlık ikincisi ise boyumun kısalığı ikisi bir araya geldiğinde Atom Karınca’yı oluşturuyor. Ben de mutlu oluyorum. Bunlar hoş şeyler...

    - Fenerbahçe Dergisi’ni okuyor musunuz? Bizlerden beklentileriniz neler?

    Camiamıza yakışan kaliteli bir dergi. Nefis baskı ve resimler. Dergide emeği geçen herkesi gönülden kutluyorum. Benim dergilerimi iş yerimde okuma gibi bir şansım yok. Hafta sonlarında okuyarak yalnız futbol değil camiamızla ilgili tüm haberlere ulaşabiliyorum.

    - Fenerbahçe camiası için mesajınız var mı?

    Tüm taraftarlarımıza şunu söylemek istiyorum. Fenerbahçe Spor Kulubü yönetimi gerçekten kulübümüzü üst seviyeye çıkardı. Seyirci de son maçlarda bilhassa gerek takımı desteklemesi, gerek gelen takımları rahatsız etmeden, kötü sözler söylemeden ve Fenerbahçe’yi zor duruma düşürecek bir hareket yapmadan en güzel fairplay örneğini verdi. Ben bu yapının devam edeceğini düşünüyorum. Kaliteli insanlar yönetimiyle, sporcusuyla, taraftarıyla. Zaten kulüpler yönetimde tek başlarına anılmazlar. Bizler en güzel şeyi yapmışız. 12 numara taraftar demişiz. Nasıl 11’den birini eksiltirseniz olmassa 12 de olmassa olmaz. Bu Fenerbahçe’nin en önemli lokomotifidir. Yönetimin, sporcunun gösterdiği performansı taraftar da gösterdi ki biz şampiyon olduk. Bir Gaziantep maçı vardı ki 3-0 dan 4-3 e çevrilen burda en büyük başarı seyircinindir. Seyirci bir çok maçta olumlu veya olumsuz rol oynar. Umarım bundan sonra da olumlu yönde devam eder.



    Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi:  2005 Ağustos röportaj:Sibel Kurt

    Foto: Serkan Hoşgör




    Videolarım
    Site Haritası
    Ziyaret Bilgileri
    Aktif Ziyaretçi1
    Bugün Toplam9
    Toplam Ziyaret137949