Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Röportajlarım

Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Röportajlarım

  • Timur Acar Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Şubat 2014 - 17/02/2014
  •  
     

    FOTO: Ahmet Hopyar

    ARA SPOTLAR:

    01: Kadıköy’deyiz; çok da güzel mekân açtık. Herkesi bekliyoruz. Moda Sahnesi’nde tiyatronun yanı sıra sinema, konferans, konser ve resim sergileri de var. Pazar günleri saat 12.00’de çocuklar için de oyunlar var. Çarşamba indirimli günlerimiz var.

    02: Tiyatro oyuncusuyla sporcunun ortak özelliği sanırım disiplin… Disiplinli çalışmak, şans ve anı değerlendirmek. Bir de vücuduna çok iyi bakmak zorundasın.

    03: 3 Temmuz’dan beri içinde bulunduğumuz bu süreç çok üzücü, yaşamadığımız şeyler için hak etmediğimiz şeylere tabi tutuluyoruz. Son zamanda ülkeye baktığınızda dengeler alt üst olmuş durumda. Gündem bile Fenerbahçe üzerinden değişebiliyor. Taraftar bu yaşananları unutmayacak. Bu kulübün taraftarı olduğum için gurur duyuyor, “Bu sevda bitmez” diyorum.

     

     

     

    BAŞLIK: Timur Acar: “Fenerbahçe halktır!”

    GİRİŞ SPOTU: Timur Acar ile söyleşimiz Ekim 2013’te açılan Kadıköy’deki yeni komşumuz Moda Sahnesi’nde gerçekleşti. Timur Acar’ın hem Fenerbahçeliliğini hem de yeni bir sanat mekânının adresi olan Moda Sahnesi’nin aktivitelerini keyifle öğrendik.

    - Timur Bey, nasıl Fenerbahçeli oldunuz?

    Doğuştan… Fenerbahçeli bir ailede doğdum. Semtle de ilgili herhalde… Ben Kadıköy’de yaşayan bir insanım. 5 yaşından beri Bostancı’da yaşıyorum, öyle olunca ister istemez renk sarı - lacivert oluyor. Her yer güzel, herkes sarı lacivert. Dükkânlar, esnaflar maç günleri sarı laciverte donanıyor. Tüm Kadıköy farklı bir havaya bürünüyor. Bunlar da çocukluğumdan beri beni etkileyen faktörler biriydi tabii. Bu yüzden de Fenerbahçe’yi tercih ettik.  Fenerbahçe’nin tarihine baktığımız zaman da “İyi ki Fenerbahçe’yi tercih etmişim” diyorum. 

     

     

    - Maçlara gelebiliyor musunuz, uğurlarınız neler?

    Çocukken maçlara babamla sonrasında da arkadaşlarla giderdik. Hepimiz bahtiyar bir şekilde Fenerbahçeliyiz. Şimdilerde de vakit buldukça tiyatroyla ilgili oyun olmadığı sürece gidiyorum. Ya da oyun bittiğinde hemen buradan çıkıp stada gidiyorum. Uğurum var tabii söylemesem daha iyi, uğurum kaçmasın. Arkadaşlarımla statta totem de yapıyoruz.

    - Fenerbahçe Spor Kulübü’nde futbol dışında başka branşları da takip edebiliyor musunuz?

    Çok istememe rağmen basketbol maçlarına gidemiyorum. Ağırlık vermek istiyorum. Çünkü çok keyifli bir takım oldu. Çok güzel maçlar çıkıyor. Basketbolla da ilgileneceğim yani.

     -Kulübümüzü nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Fenerbahçe dediğiniz zaman; dünyada tanınan bir takım. Fenerbahçe cumhuriyeti olarak ben buna inanıyorum. Fenerbahçe halktır. Filmlere dizilere bile konu oluyor. Ve Fenerbahçe ile ilgili filmler, oyunlar bile yapılabilir. Hiçbir takım olmaz bu kadar. Belki beni fetheden noktası da odur. O yapıyı severiz. Tuhaf değişik bir taraftar grubumuz bile var. Kitlemiz de vardır. Bunların kaynaşması süper. Dünyaya baktığımızda elimizden geldiğince başarılar elde etmeye çalışıyoruz. İnşallah daha da güzel olacak. Voleybolda olsun yürüdük gittik. Basketbolda dünya takımları arasındayız. Gelişen büyüyen bir camia Fenerbahçe. Bunun böyle devam edeceğini düşünüyorum ve bu böyle devam edip gidecek. Ve de kimsede engelleyemeyecek. 

    - Tiyatro mesleğini nasıl seçtiniz?

    Gürcistan doğumluyum. Çocukluğum Almanya’da geçti ve tiyatroya ilgim yoktu. 1999 yılında liseden sonra tiyatroyla tanıştım. Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında bu alanda kendi eğitimimi aldım. Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi’nde eğitimimi tamamladım. Ve sonra İstanbul’a geldim. Maceraya başladık. Diziler olarak Kurşun Yarası, Avrupa Yakası ve Akasya Durağı gibi dizilerde yer aldım. En son ise Bebek İşi adlı dizide başrol oynadım. Diziler filmler tiyatro derken şimdi buradayız. Moda Sahnesi’ni kurduk.

    - “Moda Sahnesi” açıldığı günden beri Kadıköy için büyük bir ses getirdi. Ne gibi tiyatrolar izleyeceğiz. Biraz anlatır mısınız?

    Kadıköy için güzel bir oluşum oldu. Anadolu yakasında böyle bir yerin eksikliği çok büyük bir şekilde hissediliyordu. Biz de burayı kurarken burayı yaparken kafamızdaki düşüncede oydu. Sadece tiyatro olmasın edebiyat söyleşileri, sinema gösterileri de olsun dedik.

    - Eğitim olacak mı?

    Burası bir okul değil, biz eğitim vermeyiz. Burada insanların sadece ücretlerini ödeyerek kültür aktivitelerine katılmalarını sağlayabiliriz. Örneğin bir profesör gelir konferanslara söyleşilere katılabilir. Burada resim sergileri vesaire bayağı bir faaliyetler olacak. Şimdi William Shakespeare’den Hamlet’i oynuyoruz. Ayrıca daha birçok oyun var. Pazar günleri saat 12.00’de çocuklar için de oyunlar var. Çarşamba indirimli günlerimiz var. Çok hoş bir mekân oldu. Hepinizi bekliyoruz.

    - Oyunculuğunuzun yanı sıra nasıl bir televizyon izleyicisisiniz?

    Televizyonda yalnızca film izlerim. İlginçtir ki kendi dizilerimi de genelde izlemem.

    - Tiyatro mu, dizi oyunculuğu mu desem?

    Tiyatro kıyaslanamaz; karşılığını anında alıyorsun. Bire bir etkileşimli alan. Enerjisi farklı. Şüphesiz tiyatro diyorum. Orada seyirci ile karşı karşıyasınız en büyük imtihanı orada veriyorsunuz. İkinci sıradaysa sinema… Sonra da dizi tabii.

    - Sizi hep komedi rollerinde görüyoruz.

    Türkiye’de hangi türle başlarsanız maalesef o etkili oluyor. Bir oyuncu olarak her rolü oynayabilirim. Oynamayı da isterim. Bununla birlikte halimden de memnunum, komedi yapmayı seviyorum. 

    - Tiyatro dışında bir hobiniz var mı?

    Müziğe karşı büyük bir tutkum var. Bisiklete binmeyi, kayak yapmayı severim. Balık tutmayı severim. Yalnız yaşamayı seven bir adamım.  Bir de yemek yapmayı çok severim.

     - En güzel yaptığınız yemek nedir?

    Balık buğulamada iddialıyım…

    -Tiyatro oyuncusuyla sporcunun ortak noktası nedir sizce?

    En büyük ortak özelliğimiz sanırım disiplin… Disiplinli çalışmak, şans ve anı değerlendirmek. Bir de tiyatrodakiler de sporcular gibidir: Vücuduna çok iyi bakmak zorundasın.

    -Dergimiz hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Fenerium’lara gidiyor musunuz?

    Derginizi fırsat buldukça almaya çalışıyorum. Bu dergiyi tüm Fenerbahçeliler almalı. İçeriği mükemmel. Çalışanları da çok emek veriyorlar. Fenerium’a sürekli gidiyorum. Arkadaşlara, iki tane güzel yeğenime, kendime çok güzel şeyler alıyorum. Fenerbahçe Televizyonu’nu izliyorum. Elimden geldiğince kulübe destek olmaya çalışıyorum. Yalnız bunun en güzel tarafı; diğer taraftarlarımız gibi ben de coşkuyla özveriyle yapıyorum.

    -Taraftarlarımıza mesajınız var mı?

    3 Temmuz’dan beri içinde bulunduğumuz bu süreç çok üzücü, yaşamadığımız şeyler için hak etmediğimiz şeylere tabi tutuluyoruz. Son zamanda ülkeye baktığınızda dengeler alt üst olmuş durumda. Gündem bile Fenerbahçe üzerinden değişebiliyor. Taraftar bu yaşananları unutmayacak. Bu kulübün taraftarı olduğum için gurur duyuyor, “Bu sevda bitmez” diyorum.

    - Son olarak ilave etmek istediğiniz bir konu var mı?

    Kadıköy’deyiz; çok da güzel mekân açtık. Herkesi bekliyoruz. 2014 yılının herkese çok güzel geçmesini temenni ediyorum.

    Moda Sahnesi ile ilgili detaylı bilgi almak isteyenlere: www.modasahnesi.com




    Videolarım
    Site Haritası
    Ziyaret Bilgileri
    Aktif Ziyaretçi1
    Bugün Toplam23
    Toplam Ziyaret135262