Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Röportajlarım

Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Röportajlarım

  • Fatoş Kabasakal Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Kasım 2013 - 17/02/2014
  •  

    01: Ben 3 yaşındayken Edirne’den İstanbul’a taşınmışız.İlkokula gittiğim sıralardı. Takım mantığını anlamıyordum. O sene Fenerbahçeşampiyon olmuştu. Her taraf sarı lacivert bayraklarla doluydu. Bu ne demek oluyor diye sorduğumda “Herkesin bir takımı vardır” dediler. “O zaman ben de bu takımlıyım.” demiştim.

    02: Şampiyonluğu kaçırdığımız maçlarda hırsımdan ağlarım. Galiba yenilmeye fazla tahammülüm yok.

    03: 2014 yılına beğendiğim bir dizi ile başlamak istiyorum. Aslında parası önemli değil iyi bir filmde de oynamak istiyorum. İyi bir film seni bir yere taşır.

    04: Genel anlamda Fenerbahçe taraftarı çok coşkulu. Maçın hararetini çok yükseltiyorlar, yenileceğimiz bir maçı taraftar olumlu yönde değiştirebiliyor.

    BAŞLIK: Fatoş Kabasakal: “Fenerbahçe’mle ne kadar gurur duysam az”

    GİRİŞ SPOTU: Ekranların sevilen yüzü Fatoş Kabasakal ile Yıldız Parkı Çadır Köşkü’nde buluştuk. Tartışmasız güzelliğiyle ilk on kadın arasına girebilecek olan Fatoş Kabasakal’ın üzerinde yine bir Fenerbahçe tişörtü vardı. Fenerium’lardan çıkmayan FatoşKabasakal Fenerbahçeliliğini bizlerle gururla paylaştı.

    - Bir röportajınızda size sorulan “Erkeğiniz sizin için ne yapsın?” sorusuna, “Erkek, kadını için ne yapsa azdır. Öyle bir tek şeyle kurtulamaz ama benim hoşuma şu gidebilir: Fanatik Fenerbahçeliyim. Galatasaray maçının olduğu bir gün üstüne Fenerbahçe forması giyerek Galatasaray tribünlerine çıksın. Hiçbir erkek böyle bir çılgınlık yapamaz. Aşkını ancak bana böyle ispatlayabilir.” diye ilginç bir yanıt vermiştiniz.

    Evet, çılgınca bir cevap olmuştu. Gerçek olma ihtimali yok tabii. İşin aslı Fenerbahçeli olmasa da giysin formayı gelsin benle maça, bu da bana yeter.

    - Yani o kadar koyu Fenerbahçelisiniz… Nasıl Fenerbahçeli oldunuz?

    Ben 3 yaşındayken Edirne’den İstanbul’a taşınmışız. İlkokula gittiğim sıralardı. Takım mantığını anlamıyordum. O sene Fenerbahçe şampiyon olmuştu. Her taraf sarı lacivert bayraklarla doluydu. Bu ne demek oluyor diye sorduğumda “Herkesin bir takımı vardır” dediler. “O zaman ben de bu takımlıyım.” demiştim. Yense de yenilse de asla takımımı değişmem. Kendim seçtim, değiştirmem için çok uğraştılar. Babam da Beşiktaşlıydı fakat Fenerbahçeli olmam engellenemedi.

    - Fenerbahçe’nin futbol dışında da branşları var. Sizin futboldan başka ilgilendiğiniz branşları var mı?

    Fenerbahçeliyim bu durumda bütün branşlardaki başarılar beni ilgilendiriyor. Özellikle bayan voleybolu takip ediyorum. Şampiyonluk yolunda ilerleyen bütün branşlarımızın başarılarına çok seviniyorum.

    - Bayan voleybolda özellikle beğendiğiniz oyuncular kimler?

    Eda Erdem ve Seda Tokatlıoğlu’nu çok beğeniyorum.

    - Nasıl bir Fenerbahçelisiniz? Maçları izlerken ya da seyrederken uğurlarınız var mı?

    Uğurlarım yok. Şampiyonluğu kaçırdığımız maçlarda hırsımdan ağlarım. Galiba yenilmeye fazla tahammülüm yok.

    - Bir klip oyunculuğu ile başlayan serüveniniz sizi hem dizi oyunculuğu hem de televizyon programlarında sunuculuk görevlerine kadar getirdi.

    Evet, ben 2002 yılında Kayahan’ın “Bir Aşk hikayesi” klipinde oynadım, ardından Kral Tv’de bir müzik programı yaptım. İlk oyunculuk deneyimimi “İki Arada Aşk” la yaşadım. 2005 yılında Misi dizisinde “Yosun”karakterini canlandırdım. Birçok dizide rol aldım. 2007- 2010 yılları arasında Bez Bebek’te rol aldım. 2010 yılında ise Türk Malı’nda Natalia karakterini canlandırdım. 2010 yılında Panda Gofretto reklamında oynadım. 2011 yılında ATV’de yayınlanan Kurşun Bilal dizisinde Azra Işık karakterini canlandırdım. Birçok kanalda program sunuculuğu yaptım. En sonda bu sezon “Kahireli Palas” dizisinde oynadım.

    -Oyunculuk kariyerinizde eğitim aldınız tabii…

    İlk oyunculuk deneyimimde “Bu yolda başarıyla ilerleyeceğim”dedim. Oyunculuk okulu dışında, çok değerli sanatçımız Sayın Ayla Algan’dan oyunculuk dersleri aldım. Etrafımda da oyuncu insanlar çok olduğu için gerçekten ne istediğimi anlattım. Özellikle rahmetli Osman Yağmurdereli’den destek gördüm. Sonra etrafımdakileri gözlemledim. Bugünlere geldik. Şimdi Beyaz TV’de cumartesi günleri “Biz Bunu Beğendik” programını sunuyorum.

    - Önümüzdeki süreç içinde başka projeleriniz var mı?

    2014 yılına beğendiğim bir dizi ile başlamak istiyorum. Aslında parası önemli değil. İyi bir filmde de oynamak istiyorum. İyi bir film seni bir yere taşır.

    - Fenerbahçe Televizyonu için neler söyleyeceksiniz?

    Bir program için davet edildim. Stadın içinde olmasına çokşaşırmıştım. Bu kadar donanım beklemiyordum, gerçekten Fenerbahçeli olduğum için gurur duydum. Zaten Fenerbahçe’mle ne kadar gurur duysam az!

    -Tiyatro oyunculuğu yönünde bir çalışmanız var mı?

    Açıkçası tiyatro oynamadım. Çok teklif geldi. Biraz daha pişmem gerektiğini düşünüyorum.

    - Boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?

    Daha çok arkadaşlarımla görüşüyorum. Kendimden yaşça büyük arkadaşları seviyorum. Onlardan öğrendiğim çok şey oluyor, onların deneyimlerinden faydalanıyorum. Spora gidiyorum. Yürümeyi çok seviyorum bazen arabamı uzak bir yere bırakır, gideceğim yere yürüyüşle devam ederim. Ailemde sporla ilgilenen biri olsaydı sanırım boyum nedeniyle beni spora yönlendirirdi. Mutlaka aileme de zaman ayırırım. Arkadaşlarımla sinemaya giderim, kitap okumayı çok seviyorum.

    -Sizi en çok etkisi altına almış bir kitap var mı?

    Paulo Coelho’dan “Simyacı”. Bu kitap beni çok etkiledi.

    - Bu arada sizi Adriana Lima’ya çok benzetiyorlar...

    Evet benzetenler çoğunlukta… Dünya starlarından onu ben de çok beğeniyorum.

    - En beğendiğiniz sunucu kim desem?

    Defne Samyeli’yi beğeniyorum.

    - Türkiye’de beğendiğiniz oyuncular kimler?

    Vahide Gördüm, Hümeyra, Haluk Bilginer.

    - Gözleriniz çok güzel ve bir o kadar da ilginç, göz makyajınız için özellikle beğendiğiniz makyaj uzmanınız kim?

    Tek isim: Sayın Mualla Çelikçi derim.

    - Fenerbahçe taraftarları için mesajınız var mı?

    Sporun holiganlığa dönüştürülmemesi lazım. Hep biz kazanırsak bir anlamı kalmaz ki. Ki öyle bir dünya yok. Her şey ölçüsünde ve bilinçli yapıldığı takdirde güzel. Taraftarlığında suyunu çıkaranlar var, taraftarlığa zarar verenler var onları hiç sevmiyorum. Genel anlamda Fenerbahçe taraftarı çok coşkulu. Maçın hararetini çok yükseltiyorlar, yenileceğimiz bir maçı taraftar olumlu yönde değiştirebiliyor.




    Videolarım
    Site Haritası
    Ziyaret Bilgileri
    Aktif Ziyaretçi1
    Bugün Toplam13
    Toplam Ziyaret135276