Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Röportajlarım

Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Röportajlarım

  • Umay Korgül Gelgör Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Nisan 2013 - 16/02/2014
  •  

    01: Türkiye’de bu büyük bir boşluk… Ve kostüm ve makyaj atölyesi açmaya karar verdik. 11 yıldan beri hem makyaj eğitim hem de kostüm yapım tasarım atölyesi olarak devam ettik. Sonrasında da iki senedir makyaj eğitimi yoğunluğundan kostüm bölümünü kapatmak zorunda kaldık. Şu an makyaj eğitimi ve sektörde makyaj ajansı olarak (set makyaj ekibi) olarak hizmet veriyoruz.

    02: Fenerbahçe bayan voleybol takımının maçlarını mümkün olduğunca takip etmeye çalışıyorum.  Bayan taraftarlara bu noktada bir tavsiyem var. Burhan Felek’te voleybol maçlarını izlesinler. Ülker Arena Spor Salonu’nu görmedilerse en yakın maç ne zaman öğrenip mutlaka bir maça gitsinler. Bayanlar erkekler maçı fark etmez, oradaki atmosfer de en az Şükrü Saracoğlu’nun atmosferi kadar etkileyici.

    03: Geçen sezon sadece bayanların içeri alındığı bir maça ablam Şenay ve birkaç arkadaşımızla birlikte gittik. Muhteşem bir hava vardı. O günü asla unutmayacağım. Bu biz kadınlara gurur verdiği kadar kulübümüz için de bir ilkti. Umarım bu sezon tüm Fenerbahçeliler hep beraber şampiyonluğu kutlayacağız buna yürekten inanıyorum.

    04: Mira adında bir kızımız var. Henüz 20i aylık. Onu Fenerbahçeli yapmak istiyorum ama babası Beşiktaşlı. Aramızda tıpkı yıllar önce bizim babamla yaşadığımız tatlı rekabet olacak.  Biz de şöyle diyoruz; biraz daha büyüyünce takımını kendisi seçsin. Ben nasıl olsa Fenerbahçeli olacağından eminim. Oturduğumuz apartmanın adı bile 1907 apartmanı.

    05: Türkiye’nin örnek alınacak kadın değeri olan Betül Mardin’in plastik makyajını yapmak isterdim. Bir de Johnny Deep ve Hugh Jackman’ın protezlerini hazırlayıp birine uygulamak isterdik. TRT için Aykut Kocaman’ın da plastik makyajını yapmıştık. Aslında Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım’ın hayatını anlatan bir filmde onu oynayacak oyuncunun da plastik makyajını yapmayı çok isterdim.

    BAŞLIK: Umay Korgül Gelgör: “Maç günleri Kadıköy farklı bir makyaja bürünüyor…” 

    GİRİŞ SPOTU: Artık kurumlar ve işverenler kişisel imajın iş hayatındaki önemini diğer başarı kriterleriyle eşdeğer tutuyorlar. İş ilanlarında bile okuduğumuz ilk kelime “Prezantabl” oluyor. Bu yüzden ister çalışan ister kendine özen göstermeyi seven kişi için ilk intiba çok önemli. İşte makyaj sanatçısı ve imaj tasarımcısı Sayın Umay Korgül Gelgör, bize makyajın sadece iş yerleri, gündelik yaşam, filmler ve dizilerde değil; statlara, spor salonlarına da yansıdığını gösterdi. Gönlündeki renkleri yüzlere uygulayarak ille de “sarı lacivert” dedi…  Artık maçlara gelmek özellikle biz kadınlar ve çocuklar için daha keyif verici…

     

    - Biz aramızda “Fenerbahçeli olunmaz, Fenerbahçeli doğulur.” deriz her zaman. Peki, siz nasıl Fenerbahçeli oldunuz Umay Hanım?

    Bizim ailede babam Beşiktaşlı, ağabeyim Fenerbahçelidir. Fenerbahçe’nin 1985 yılı şampiyonluğuydu. Şampiyonluk kutlaması için ağabeyim beni ve ablamı alıp Bağdat Caddesi’ne çıkarmıştı. Ağabeyimle aramda 14 yaş var bu arada. Oradaki atmosferi ve coşkuyu görünce sarı lacivertli renklere âşık olmuştum. Böylece sekiz yaşımda Fenerbahçeli oldum. Tabii babam bu duruma bayağı bozuldu. Kendisi Beşiktaşlı, 3 çocuğu Fenerbahçeliydi ama aramızdaki tatlı rekabet yıllarca evdeki en büyük neşe kaynağımız oldu.

     - Ara sıra maçlara gelebiliyor musunuz?

    İşlerimin yoğunluğundan ancak ara sıra gelebiliyorum. Moda’da oturuyoruz, yürüyerek stadımıza gitme şansımız var hatta annemiz Yoğurtçu Parkı’nda oturuyor. Maç günleri stattaki bütün ses evin içinde. Annem bu durumdan pek memnun değil ama biz çok memnunuz.  Maçtaki bütün kritik pozisyonları naklen duyabiliyoruz. Geçen sezon sadece bayanların içeri alındığı bir maça ablam Şenay ve birkaç arkadaşımızla birlikte gittik.  Muhteşem bir hava vardı. O günü asla unutmayacağım. Bu biz kadınlara gurur verdiği kadar kulübümüz için de bir ilkti. Umarım bu sezon tüm Fenerbahçeliler hep beraber şampiyonluğu kutlayacağız, buna yürekten inanıyorum.

     - Sporla birebir ilginiz var mı?

    Ben küçüklüğümden beri sporla hep çok içli dışlı olmuşumdur. Lisede voleybol oynadım. Yıllardır mutlaka bir spor salonuna üyeyimdir. Boş zamanlarımda spor salonunda form tutmak benim için olmazsa olmaz bir şeydir. Spor salonundan çıktığım zaman kendimi çok rahatlamış ve zinde hissederim. İçki ve sigarayla hiçbir zaman aram olmadı. Spor yapan bir insan olarak vücuduma ihanet etmiş sayarım kendimi. Yaz aylarında fırsat buldukça Moda’dan Bostancı’ya kadar bisikletle gider gelirim.

    - Öncelikle size, Kulübümüzün bünyesinde gerçekleştirilen “Kadınlar Günü” için verdiğiniz destek için teşekkür ederiz. İşinizle ilgili bilgi verebilir misiniz?

    Ben sizlere teşekkür ederim. Özellikle ödülümüzü Başkanımızın elinden almak bizim için büyük bir gurur kaynağı oldu. Ayrıca o günü Fenerbahçe Televizyonu’nun canlı vermesi, ailelerimizi de çok mutlu etti.

    Ben üniversitede tekstil okudum ve okurken sinema ve televizyonda kostüm tasarımları yapmaya başladım. Ablam Şenay, Almanya’da efekt makyaj eğitimi aldı, ağabeyim Şenol da İngiltere’de yaşıyordu ve orada sinema, TV makyaj eğitimi almaya başladı, sonrasında da eğitim aldığı okulda eğitim vermeye başladı. Bizde düşündük ki Türkiye’de bu büyük bir boşluk… Ve kostüm ve makyaj atölyesi açmaya karar verdik. 11 yıldan beri hem makyaj eğitim hem de kostüm yapım tasarım atölyesi olarak devam ettik. Sonrasında da iki senedir makyaj eğitimi yoğunluğundan kostüm bölümünü kapatmak zorunda kaldık. Şu an makyaj eğitimi ve sektörde makyaj ajansı olarak (set makyaj ekibi) olarak hizmet veriyoruz.

    - Zorlukları bizler yaşamasak da işiniz çok keyifli görünüyor. Özellikle Anadolu Sigorta için çalıştığınız Atatürk benzetmesi çok başarılı bulundu. Başka hayalinizde plastik makyajını yapmak istediğiniz kişiler var mı?

    Evet, keyifli bir iş ama bir o kadarda zor ve riskli çünkü ülkemizde yeni gelişmekte olan bir branş ve bunu tanıtmak, malzemeleri uygulama yapacağımız insanlara anlatmak bizi biraz zorluyor. Biz Türkiye’de ilk defa yüzden kalıplar alarak onların üzerlerinden modelleme yaparak protezleri kendimiz hazırlıyoruz. Bunu söylüyorum çünkü bunu yapanlar kalıbı burada alıp yurt dışında protezler hazırlatıp getirtiyorlar. Biz her şeyi uygulamaları dâhil kendimiz yapıyoruz. Diğer sorunuza gelince; Türkiye’nin örnek alınacak kadın değeri olan Betül Mardin’in plastik makyajını yapmak isterdim. Bir de Johnny Deep ve Hugh Jackman’ın protezlerini hazırlayıp birine uygulamak isterdik. TRT için Aykut Kocaman’ın da plastik makyajını yapmıştık. Aslında Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım’ın hayatını anlatan bir filmde onu oynayacak oyuncunun da plastik makyajını yapmayı çok isterdim.

    - Atatürk projesine dönersek…

    O reklam filminde ablam Şenay’ın daha fazla emeği var. Filmpark’dan Şenay’ı aradılar, öncesinde yurtdışından makyaj sanatçılarıyla görüşmüşler burada Atatürk benzetmesinin yapılacağına çok inanmıyorlardı. Biz bir denemeye gittik aslında biz de çok istemedik, çok riskli bir işti. Ufacık bir hata çok büyük şeylere mal olabilirdi. Ajanstan zorlamalara dayanamayıp deneme yaptık, çok beğendiler. Biz de açıkçası çıkan işten çok hoşlandık ve sonrasında reklamı keyifle seyrettik.

    -  Bizim için de Fenerbahçe’nin renklerini içeren makyajlar hazırladınız. Bunları yaptırmayı isteyenler genelde kimler?

    Gönlümdeki renklerin yüzle buluşması; sarı ve laciverdi maç günleri isteyen bazı gençlere, bayanlara, çocuklara uyguluyoruz. Aralarında bunun uğuruna bile inananlar var.  Maç günleri Kadıköy farklı bir makyaja bürünüyor… 

    - Size ulaşmak isteyenler için web siteniz nedir?

    www.kulismakyaj.com

    -  Oyunculuk yönünüz de var. Televizyonumuzu nasıl buluyorsunuz?

    Oyunculuk eğitimi aldım. Bir dizi ve birkaç tanıtım filminde rol aldım. Makyaj eğitimi bütün zamanımı alıyor, fakat işimiz çoğunlukla sinema ve dizileri de kapsadığından o eğitimin de yararını görüyorum. Televizyona bir kadın izleyici olarak baktığımda; bence aktüel programlar biraz daha arttırılmalıdır. Fenerbahçe TV bir spor kanalı olmasının yanında Fenerbahçelinin de kanalıdır. Bayan taraftarların genelde erkekler kadar sporla ilgilenemediğini hepimiz biliyoruz. Bayan izleyicileri de ekran başına çekebilmek için farklı içerikli haber –aktüel ve magazin programları daha da arttırılabilir. Biliyorsunuz aslında evde TV kumandası maçlar hariç kadınlardadır.

    - Fenerbahçe Dergisi’ni okuyor musunuz? Bizlerden beklentileriniz neler?

    Her ay alıyorum. Müthiş bir arşiv bizler için… Bence Fenerbahçe Dergisi çok başarılı. En sevdiğim sayfalar da; Minik Kanaryalar sayfası. Mira adında bir kızımız var. Henüz 20 aylık. Onu Fenerbahçeli yapmak istiyorum ama babası Beşiktaşlı. Aramızda tıpkı yıllar önce bizim babamla yaşadığımız tatlı rekabet olacak.  Biz de şöyle diyoruz: Biraz daha büyüyünce takımını kendisi seçsin. Ben nasıl olsa Fenerbahçeli olacağından eminim. Oturduğumuz apartmanın adı bile 1907 apartmanı.

    - Fenerbahçe Dergisi okuyucuları için mesajınız var mı?

    Biraz klasik olacak ama takımlarını sadece tribünde değil Fenerbahçe’nin adının geçtiği her yerde desteklesinler. Fenerbahçe Dergisi alsınlar. Fenerbahçe TV izlesinler, Fenerium’dan alışveriş yapsınlar, Fenercell kullansınlar. Takımlarına böylece daha fazla katkı sağladıklarını unutmasınlar. Fenerbahçe hem başarıları hem de taraftar sayısıyla Türkiye’nin en büyük kulübüdür. Son yıllarda yaşadığımız sıkıntıları hepimiz biliyoruz. Arka arkaya alacağımız başarılı sonuçlar bu sıkıntılı süreci unutturacaktır. Özellikle bu yıl Avrupa’da başarılı olup biraz daha ilerlersek ben Fenerbahçe’den bir UEFA şampiyonluğu bekliyorum. Futbol dışındaki diğer branşlarda zaten Fenerbahçe Türkiye’nin en başarılı kulübü. Mesela ben Fenerbahçe bayan voleybol takımının maçlarını mümkün olduğunca takip etmeye çalışıyorum.  Bu sezon olmasa da dünya şampiyonu, şampiyonlar ligi kupasına sahip bir takımımız var. Bayan taraftarlara bu noktada bir tavsiyem var. Burhan Felek’te voleybol maçlarını izlesinler. Ülker Arena Spor Salonu’nu görmedilerse en yakın maç ne zaman öğrenip mutlaka bir maça gitsinler. Bayanlar erkekler maçı fark etmez, oradaki atmosfer de en az Şükrü Saracoğlu’nun atmosferi kadar etkileyici.




    Videolarım
    Site Haritası
    Ziyaret Bilgileri
    Aktif Ziyaretçi2
    Bugün Toplam9
    Toplam Ziyaret137949