Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Röportajlarım

Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Röportajlarım

  • Mahir Turan Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Ocak 2012 - 07/02/2012
  •  


      Universal Hastaneler Grubu Genel Müdürü Sayın Dr. Mahir Turan:
     “Fenerbahçe kalptir, taraftar da kan. Biz de bu sağlıklı yapının garantörü olma peşindeyiz”


      Bilindiği üzere; Universal Hastaneler Grubu, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün tüm profesyonel ve amatör şubelerinde “Resmi Sağlık Sponsoru” ve Fenerbahçe Bayan Voleybol Takımı’nın “Ana Sponsoru” oldu. Biz de sponsorumuzu daha yakından tanımak istedik. Universal Hastaneler Grubu’nda Genel Müdürü Sayın Dr. Mahir Turan da bizlere hem Fenerbahçeliliğini hem de UHG ile Kulübümüzün birlikteliğini anlattı. Röportajımızdan çıkardığımız genel kanı ise; zirvedeki bu iki ismin birbirine çok yakıştığı oldu.


     
      Şu an kulüp bazında bütün lisanslı sporcular sağlık hizmetini bizden alıyorlar. Önemli olan alacak olmaları değil, almaktan memnun olmaları. Çok şükür şu ana kadar verdiğimiz hizmetlerin hepsi de herkesin çok memnun olacağı pırıl pırıl hizmetler. Sağlık konusunda Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bütün şubelerde bir çıtası var. Geçmişte de güzel yönetilmiş, bizim de amacımız; bu çıtayı daha da yukarı taşımak. 

     
      Bu evlilik gibidir. Bir süre sonra ortak yaşama dönüşür. Artık aynı yöne bakarsınız. Ve biz bu işten açıkça söyleyeyim “Ne beklentimiz olmalıdır?” diye düşünmeye vaktimiz olmadan, karşımıza çıkar çıkmaz, gerekli kurullarımızdan bir an önce onayımızı aldık, ilerledik ve yola çıktık. Beklentiler zaman içersinde olacak olan şeyler ama dediğim gibi biz ilişkiye mekanik olarak bakmıyoruz, bu bir sevda meselesi bu.


      Vücudu kan besliyor, kalp onu pompalıyor. Fenerbahçe kalptir, taraftar da kan. Biz de bu sağlıklı yapının garantörü olma peşindeyiz. Biz takdir edersiniz ki bu sponsorluk işine ilk defa girdik. Hayatımız değişti. Ben hiç Burhan Felek’te bu kadar taraftarla bu kadar destek beklemiyordum. Bu kadar güzide bir kulübün ve camianın bir parçası olduğumuz için çok şanslıyız.


      Fenerbahçe Universal Bayan Voleybol Takımı’nı artık bütün Avrupa tanıyor, bu çok önemli bir şey ve önemli adımlarla gidiyoruz. Biz güçlüyüz. Hiçbir takımdan da korkumuz yok. Onlar bizim gücümüzden korksun.

     

     

    - Biz aramızda “Fenerbahçeli olunmaz Fenerbahçeli doğulur.” deriz her zaman. Peki, siz nasıl Fenerbahçeli oldunuz Mahir Bey?


    Klasik olacak ama Fenerbahçelilik sonradan olunmuyor, sizin de dediğiniz gibi benim için de öyle. Fenerbahçeli doğuluyor, nasıl “Niye Müslümanız, niye Hıristiyanız” diye sorulmaz; bu da öyle bir şey… Sonradan değiştiren de azdır. Fenerbahçeli bir aileden doğunca Fenerbahçeli oluyoruz. Taraftarlık öncelik değildi, ilerleyen dönemde taraftarlığın şartlarını daha fazla yerine getirmeye başladık. Benim ailem de şimdi Fenerbahçeli…


    - Kulübümüzün resmi sağlık sponsorluğun yanı sıra Fenerbahçe bayan voleybol takımına da sponsor oldunuz. Büyük bir katkı ve destek. Bu birliktelik nasıl oluştu, sizden dinleyebilir miyiz?


    Tabii ki… Sponsorluk boyutunda bir desteğimiz var. Çok istedik, çok uğraştık. Çok şükür istediğimiz şekilde de gidiyor. Tabii sponsorluk çok taze. Bu ilişkinin çok uzun soluklu olmasını planladık, ilk etapta üç sene. Her sözleşmenin bir süresi var. Basın toplantısında açıkladığımız gibi bu bir - iki sene zarfında işin içine bir de duygu karışacak. Şu an mekanik anlaşma imzalandı. İki taraf da özdeşleşecek. Yöneticilerle, sporcularla aramızda işin keyifli kısmı başlayacak. Çok doğru başlaması lazım, doğru başlaması adına önemli adımlar attık ve hiçbir sıkıntımız yok. Şu an kulüp bazında bütün lisanslı sporcular sağlık hizmetini bizden alıyorlar. Önemli olan alacak olmaları değil, almaktan memnun olmaları. Çok şükür şu ana kadar verdiğimiz hizmetlerin hepsi de herkesin çok memnun olacağı pırıl pırıl hizmetler. Tabii bu da zaten bizim işimiz. Voleybolcu nasıl voleybolunu oynuyorsa, futbolcu nasıl futbolunu oynuyorsa bizim de işimiz sağlık hizmetini en doğru şekilde vermek. Sağlık konusunda Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bütün şubelerde bir çıtası var. Geçmişte de güzel yönetilmiş, bizim de amacımız; bu çıtayı daha da yukarı taşımak.   


    -Bu yolda yararlı adımlar atacağınızı düşünüyoruz…


    Bu birliktelik için her şarta uygun olduğumuzu düşündük. Bütçe, niyet, vizyon, heves ve en önemlisi sevda... Hiçbir eksiğimiz yok. Sayın Azmi Ofluoğlu başta olmak üzere her kademedeki çalışanlarımıza kadar çok büyük destek gördük.
    -Gerçekten çok büyük bir destek…
    Evet, bu açıdan gururluyuz. Ve bakınız çok yüksek bütçeli bir karardan bahsediyoruz. Ve bu kararı oy çokluğuyla değil, tarafların tamamının ittifakıyla ilk kez bu kadar çabuk aldık.


    -Fenerbahçelilik bir sevda…  Fakat işinizin bir de hedefleri var. Kurumsal bir şirket olarak beklentileriniz neler?


    Bu sponsorlukta beklenti biraz mekanik bir kelime. Tabii başlangıçta bu iş mekanik gözükür, mekanik başlar, kâğıt üzerinde baktığınızda sizin de bu işten beklentileriniz var, kulübün de beklentileri var, bu evlilik gibidir. Bir süre sonra ortak yaşama dönüşür. Artık aynı yöne bakarsınız. Ve biz bu işten açıkça söyleyeyim “Ne beklentimiz olmalıdır?” diye düşünmeye vaktimiz olmadan, karşımıza çıkar çıkmaz, gerekli kurullarımızdan bir an önce onayımızı aldık, ilerledik ve yola çıktık. Beklentiler zaman içersinde olacak olan şeyler ama dediğim gibi biz ilişkiye mekanik olarak bakmıyoruz, bu bir sevda meselesi bu. Bu boyutuyla da ayrı bir anlamı olacak diye düşünüyoruz. Neden çünkü çok taze, çok yeni ortaya çıkmış. Taraflardan biri yüzyılı aşmış geçmişiyle Fenerbahçe camiası; diğer taraf ise sağlıkla 40 yıllık geçmişi olan bir kurum. Biri sporda, biri sağlıkta bu köklü geçmişe sahip iki kurumun birlikteliğine ben çok büyük bir güç birliği ortaya çıkıyor diye düşünüyorum. Azmi Bey köklü geçmişimizde çok sayıda hastane üretmiş. Bu tarz atılımlarla büyümemiz başladı. Universal Hastaneler Grubu, uluslararası yatırımcılar Hong Kong merkezli ADM Capital, PGGM ve Dünya Bankası kuruluşu IFC’nin oluşturduğu bir ortaklığa 140 milyon dolarlık öz sermaye yatırımı karşılığında, hisselerinin yüzde 26’sını geçen mayıs ayında devretti. Bu yatırım sağlıktaki en büyük yatırımdır. Bu büyük bir güç, bambaşka bir dünyaya girdik. Böylece bizim hayatımızda yeni bir dönem başladı, bu da bir milat sayıldı. Bu zaman zarfında hedefleri çok büyük bir zamana yaydık. 18 hastaneye yatırım yaptık. Bunlardan 11 tanesi faal çalışıyordu. 7 tanesi de açılmayı bekliyor. Konya Ereğli’deki ve Malatya’daki hastanelerimizi yeni açtık.  


    -Çok eskiye dayanan hastaneler de size ait. Örneğin Alman ve İtalyan Hastaneleri… Bunların da isimlerinde değişiklik var mı?


     Bunların hepsi farklı farklı hastane isimleriydi, Vatan, Alman, İtalyan Hastaneleriydi. Ve başka alt şirketlerle yönetilirken biz bunların hepsini Universal Sağlık Yatırımları Holding AŞ. çatısı altında topladık. Baktığınızda isimlerin hepsini de Universal olarak değiştirdik. Sadece birkaç istisna var, bunlardan biri yıllardır Alman olarak bildiğimiz Taksim’deki hastanemizi de Universal Alman yaptık. İtalyan Hastanemizin de adı Universal İtalyan oldu. Şimdi sırada bize heyecan veren Kuşadası Hastanemiz var. Orayı da inşallah Ocak ayında açacağız. Yakında Adana, Cizre, Tiran, Bursa esas çok büyük 2. hastanemiz açılacak, Bodrum eklenecek. Böylece en fazla hastane işleten bir kaç gruptan biri olacağız. 18 hastane olacak.


    -Özel hastanelerde alınan hizmetlerin maliyetleri çok yüksek. Sizin Universal olarak bakışınız nedir?


    Hizmet sektörüyle perakende sektör farklıdır. Hizmette farklı farklı kişiler tarafından kalitesi ortaya konulan bir hizmet sunuyorsunuz. Olabildiğince bir kurum kültürü yaratmaya çalışıyorsunuz ama mükemmele doğru yaklaşmak şeklinde oluyor. “Ben oraya vardım” diyen olmaz. Aslında istenmeyen bir hizmet veriyorsunuz. Turizmle kıyaslayın her sorunu bir köşeye bırakarak mutlu olmak için tatile gidiyorsunuz. Genelde de güzel anılarla dönüyorsunuz. Bizim işimize bakarsanız muhtemelen ansızın yakalanmış ve mali açıdan da çok uygun değil, soru işaretleriyle dolu, beklemediği bir anda bir hizmet almak zorunda kalmış. Genelde insanların kötü anılarında oluyorsunuz. Bundan dolayı da memnuniyette çıtayı belli bir yere koymak gerekiyor. Gelelim ikinci bakış açısına her sektörde olduğu gibi değişik gruplar ve değişik hizmetler vardır. Bizim örgütlenmemize baktığınızda her tabanı kucaklayan bir yapıdayız. Gerek Anadolu’daki hastanelerimiz olsun gerek İstanbul’dakiler olsun, en üst düzeyden en alt gelir seviyesindeki hastaya kadar hizmet veren hastanelerimiz ya da branşlarımız var. Bu sebeple bizim hizmetlerimizi çok dikkatli belirlememiz, standartları çok özenle korumamız gerekiyor. Bizim amacımız “Herkes için sağlık”…   


    -Fenerbahçeli taraftarlarımızı kapsayan bir projeniz olabilir mi?


    Geneli kucaklarken Fenerbahçe birlikteliğine çok önem veriyoruz. Fenerbahçe Kartı olanlarla ilgili çok proje var. Onlar şimdilik sır kalsın, dizayn ediliyor. Sponsorlukların yönetimi çok özel bir konu dünyada. Tek işi bu olan ajanslar var. İnşallah bu birliktelik içinde camiamız ve taraftarlara çok güzel ürünler geliştireceğiz. Sanıyorum, yeni yıldan itibaren ilk meyvelerini verir.  


    -Gelelim Fenerbahçe Universal Bayan Voleybol takımına…


    İşin çekirdeğinde tabii ki bu var. Artık gururla söylenebilir ki çıtayı koyduğu yer Türkiye’deki şampiyonluktan öte, artık Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğudur. Bu kulvarda artık tek hedef şampiyonluk. Baktığınızda uzun süredir çok güzel işler yapıldı. İnşallah şampiyonluk da bize kısmet olur. Yöneticilerimizde bu inanç var. Teknik ekibimizde bu inanç var. Sporcularımızda da bu inanç var. Bu sporcularımızda baskıdan çok artık hırs yaratır diye düşünüyorum. Fenerbahçe Universal’ı artık bütün Avrupa tanıyor, bu çok önemli bir şey ve önemli adımlarla gidiyoruz. Biz güçlüyüz. Hiçbir takımdan da korkumuz yok. Onlar bizim gücümüzden korksun.


    -Voleybol ve futbol maçlarına gidebiliyor musunuz?


    Maçlara gidiyorum. Sponsorluk çerçevesinde tanınan haklar var. Voleybolda da futbolda da hiçbir maçı kaçırmadık. Gönül vermek, ev sahibi olduğumuz maçlara gitmek zevk veriyor.


    -Taraftarlarımız hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?


    Vücudu kan besliyor, kalp onu pompalıyor. Fenerbahçe kalptir, taraftar da kan. Biz de bu sağlıklı yapının garantörü olma peşindeyiz. Biz takdir edersiniz ki bu sponsorluk işine ilk defa girdik. Hayatımız değişti. Ben hiç Burhan Felek’te bu kadar taraftarla bu kadar destek beklemiyordum. Bu kadar güzide bir kulübün ve camianın bir parçası olduğumuz için çok şanslıyız.
    -Dergimiz hakkında neler söylemek istersiniz?
    Dergiyi ilk elime alışım geçen seneydi. Ayrıntılı olarak incelemezdim. Şimdi her sayfayı inceleniyorum. Sponsorluk olunca dergiye bakışımız da değişti. Dergi kulüple camia arasında en iyi iletişim. Bizim de burada doğru bir şekilde kendimizi konumlandırmamız ve gereken pozisyonu almamız lazım.
    RÖPORTAJ SONUNA BANT OLACAK: Universal Hastaneler Grubu hakkında daha fazla bilgi almak için www.uhg.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

    Mahir Turan kimdir?


    1972 doğumlu. Tıp doktoru. Evli ve iki çocuk babası. İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu olan Dr. Mahir Turan, yöneticilik kariyerine 1997 yılında kurucu ortağı olduğu Sante Tıp Merkezi’nde başladı, ardından 1999-2006 yılları arasında Medicana Grubu’nda, Amerika dönüşü 2008-2010 yılları arasında da Medical Park Grubu’nda Genel Müdür olarak görev yaptı. Dr. Mahir Turan, Medical Park Hastaneler Grubu’nda İcra Kurulu Üyeliği görevini yürütürken, 2010 Aralık’tan itibaren Universal Hastaneler Grubu’nda Genel Müdür olarak görev aldı.

     

     




    Videolarım
    Site Haritası
    Ziyaret Bilgileri
    Aktif Ziyaretçi1
    Bugün Toplam4
    Toplam Ziyaret139511