Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Röportajlarım

Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Röportajlarım

  • Işılay Saygın Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Aralık 2010 - 06/02/2012
  •  

     

    Işılay Saygın: “Gönlüm sadece bu renkleri dinliyor”

     Türkiye’de kadın hakları DEYİNCE akla ilk gelen isimlerden biriyle görüştüm bu ay; Sayın Işılay Saygın ile… Uzun yıllar sürdürdüğü politika hayatında çok önemli kanunların çıkmasına ön ayak olan Saygın, aynı zamanda bir sarı lacivert tutkunu. Bu sarı lacivert tutku, hem Fenerbahçemizden hem de büyüyüp hizmet verdiği Buca’dan besleniyor… Bucaspor Kulübü’nün kuruluş aşamasında ve farklı branşlarıyla hızla büyümesinde de önemli katkıları bulunan eski Bakanımıza 5-2’lik maçta neler hissettiğini sorduk. Verdiği cevap bize bu başlığı yazdırdı…



     Kalbimde Fenerbahçe’nin yanı sıra doğal olarak her zaman Bucaspor’da oldu. İkisinin de renklerinin sarı lacivert oluşu beni her zaman mutlu etmiştir.

     Kadınlarımız için medeni kanunu parlamentoya getirmek bir kadın olarak borcumdu. Çünkü eski medeni kanunda ailenin reisi kocadır, evi seçer kadın orada oturur ibaresi aynen vardı. Onu kaldırdık. İdareyi karı-koca ortak idare eder ibaresini getirdik.

      Sportif başarılar her sezon yakalanamıyor olabilir. Bir ya da iki sezonla Fenerbahçe’yi genel anlamda başarısızlıkla suçlayamam. Ayrıca unutulmaması gereken kulübün sadece futboldan oluşmadığıdır. Taraftar sabırlı olsun, Fenerbahçe zirveyi kapacaktır.

    Sayın Işılay Saygın’la röportajımız Buca’daki evinde gerçekleşti. Çok mütevazı olan Sayın Işılay Hanım bize bir diğer Fenerbahçeli bakanımız olan aynı zamanda Işılay Hanım’ın da arkadaşı Sayın İsmet Sezgin’i hatırlattı. Yıllarca haklarımızı savunan bakanlarımızın Fenerbahçeli oluşu, bizlere son derece gurur veriyor. Bu röportajın gerçekleşmesini sağlayan Sayın Jale Gelgör’e saygı ve sevgilerimizi iletiyoruz.



    - Nasıl Fenerbahçeli oldunuz Sayın Bakanım?

    Ben de aileden Fenerbahçeliyim. Bu Fenerbahçe sevgisi bana babadan geçti. Ne ilginçtir ki büyüdüğüm semtin de renkleri sarı laciverttir. Bucaspor Fenerbahçe’nin renktaşıdır.

    - Sporla birebir ilginiz oldu mu?

    Spora ilgim ortaokul çağlarında başladı. Atletizmle uğraşıyordum. 4x100 koşucusuydum. Belediye başkanlığı görevim başlayana kadar da Bucaspor’da atletizmle ilgilendim.

    - 25 yaşınızda Buca Belediye Başkanı oldunuz. Sorumluluğu ağır olan bu görev için çok erken bir yaş. Buca’ya yıllarca kaliteli bir hizmet verdiniz. Buca sizi hiçbir zaman unutmadı ve çok sevdi. Bir yanınız Fenerbahçe olsa da bir yanınız her zaman Bucaspor oldu. Bucaspor’a katkılarınızdan bahseder misiniz?

    Kalbimde Fenerbahçe’nin yanı sıra doğal olarak her zaman Bucaspor da oldu. İkisinin de renklerinin sarı lacivert oluşu beni her zaman mutlu etmiştir.
    Ben Belediye Başkanlığını 1973-1980 yılları arasında yaptım. Belediye Başkanı seçilince öncelikli işlerimden biri de Bucaspor’u ayağa kaldırmak için çaba sarf etmek oldu. Tabii bu bir ekip işidir. Başta Bucaspor olmak üzere Güvenspor ve Şirinyerspor Kulüplerine de günün şartlarına uygun olarak her türlü destek ve yardımı yaptık. Ayrıca Bucaspor Kulübü 3. Lig’e ilk defa benim milletvekilliği dönemimde katıldı. Bu da bana nasip oldu. Mehmet Özkan kardeşimle ve onunda katkılarıyla Buca’da bir altyapı spor okulu açtık ve şu an 450-600 arası üyesi var. Ayrıca gençler arası Avrupa spor karşılaşmasında birinci olduk, onlarla gurur duyuyoruz. Milletvekilliği ve bakanlık dönemlerimde de Bucaspor’un hep arkasında olduk. Şu an çok güzel bir yere gelmiş durumda. Gurur duyuyoruz. Toplumumuzun aksayan bu yönüyle ilgilenmek ve gençleri spora yönlendirmekle çok iyi iş bir yaptığımıza inanıyorum.  



    - Bucaspor’da Fenerbahçe Spor Kulübü gibi sadece futbolla kalmayıp diğer amatör şubelerde de başarılı sporcuları bir araya getirmeye çalışıyor.

    Bucaspor 1928’den 1984’e kadar 56 yıl boyunca futbolun yanı sıra güreş, masa tenisi, atletizm gibi çeşitli spor branşlarında da faaliyet göstererek her zaman ilçemizde sporun gelişmesinde öncülük yapmış ve ilçeye kök salmıştır. Fenerbahçe de her zaman Anadolu kulüplerine bu konuda örnek olmuştur. Ayrıca Bucaspor’da bir futbol bayan takımı olması hepimiz için gurur kaynağıdır.



    - Milletvekilliğiniz ve bakanlık dönemlerinizde sporun dışında daha çok kadın haklarıyla ilgili önemli girişimleriniz oldu. Türkiye’de ve birinci meclisten bu yana, bu müstesna girişimin ve başarının sahibi olan ilk kadın milletvekilimiz siz oldunuz. Bugün kadınlarımız evlendiklerinde genç kızlık soyadlarını da kullanabiliyorlarsa bunu size borçluyuz. İlk kadınların lehine kanun çıkması da sizin döneminizde ve çabalarınızla oldu.

    Kadınlarımız için medeni kanunu parlamentoya getirmek bir kadın olarak borcumdu. Çünkü eski medeni kanunda ailenin reisi kocadır, evi seçer kadın orada oturur ibaresi aynen vardı, onu kaldırdık. İdareyi karı-koca ortak idare eder ibaresini getirdik. Mesela kadın biri ağlayarak bana gelmişti. Kocası bir başkasını sevmiş, tüm mallar da kocasının üzerinde. Koca yolları ayırınca kadın açıkta, o zaman ne olacaktı? Ayrıldıklarında mallar eşit olarak paylaşılacaktı; bu kanunu getirdik. Sonra bir diğeri aile içi şiddet meselesiyle ilgiliydi; yeni polis yasasına göre böyle durumda şiddet uygulayan kişiye psikolojik destek ve tedavi uygulamasını getirdik. Yeni kanuna göre soyadı kanunu uygulamasını getirdik. Kadının önceki kızlık soyadının kaybolmamasını sağladık. Kadınlara yönelik okuryazarlık kursları açtık. 1996 yılında bu çalışmaları başlattık. Valiliklere genelgeler yolladık. Ve bu çalışmaları ilk defa Siirt’te başlattık. Okuma yazma kursları başlattık. Türk kadınını Dünya Kadın Kongresi’nde Pekin ve Çin’de temsil ettik.



    - Devletin çeşitli kademelerinde görev aldınız. Bir yönetici olarak Fenerbahçe Spor Kulübü’nün yönetimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Öncelikle Sayın Aziz Yıldırım’ı takdir ediyor, yönetimi de çok beğeniyorum. Geçmişe baktığımızda kulübün istikrarlı bir şekilde nerelere geldiğini görebiliyoruz. Sportif başarılar her sezon yakalanamıyor olabilir. Fenerbahçe’yi daha iyi yerlerde göreceğime eminim. Bir ya da iki sezonla Fenerbahçe’yi genel anlamda başarısızlıkla suçlayamam. Ayrıca unutulmaması gereken kulübün sadece futboldan oluşmadığıdır. Tabii ki en büyük akar futboldan elde edilen başarılarla gelmektedir fakat sanırım bunda da biraz şansızlıklar olabiliyor. Önemli olan iyi niyettir. Bugün en takdir ettiğim mevzu; Fenerbahçe taraftarının sabrı, kararlılığı ve inancıdır. Böyle bir taraftar gerçekten örnektir. Yönetim, taraftar bugün olduğu gibi aynı kararlılıkta ve sabırda aynı yöne bakarlarsa kazanan yine Fenerbahçe olacaktır. Fenerbahçe’nin bir iki maç sonrasında yine zirveye oturacağına eminim.  

    - Bucaspor birinci lige çıktı ve Süper Ligin 13. haftasında Fenerbahçe Bucaspor’u kendi evinde
    5-2 yendi. Maçı izlerken nasıl duygular içindeydiniz?

    Bu duygu gerçekten anlatılmaz. Fenerbahçe - Bucaspor maçı başladığında sahayı sadece sarı laciverdin kapladığını görüyorsunuz… İşte o an gönlüm de yüreğim de sadece bu renkleri dinliyor. Aileden Fenerbahçeliyim fakat Bucaspor’a ve Buca ilçesine verdiğim hizmetler ve halkın sevgisi kalbimin Buca için çarpmasını engellemiyor. Buca’nın başarılı olmasını istiyorum. Üçüncü ligden birinci lige çıkmak kolay olmadı. Bucaspor ve Bucalılar, İzmirliler bunun tadını çıkarmalı ve Süper Lig’de mücadele vermeye devam etmeli.  

    - Siyasette şu an aktif görev almamakla birlikte birçok derneğin üyesi olarak gerek konferans gerekse seminerlerle birçok görev üslenmiş durumdasınız. 100’ün üzerinde kadın derneklerinde çalıştınız. Her biriyle tek-tek ilgilenmek önder olmak kolay olmasa gerek…

    “Katılmaya çalışıyorum” demiyorum, hepsine katılıyorum. Bunların hepsi benim görevim. Konferanslar veriyoruz. Özellikle kadınlarla ilgili sorunlara çözüm getirmeye çalışıyoruz. İlerisi için projelerimiz devam ediyor.

    - Tekrar aktif siyaset gözüküyor mu? Gözlemlediğim kadarıyla Buca halkı sizin tekrar kendilerini mecliste temsil etmenin beklentisi içinde?

    Yarınlar ne getirir bilemiyorum.



    - Şu an TBMM parlamentosunda 50 kadın üye var. Sizce yeterli mi?
     
    Türk kadını, Kurtuluş Savaşı’nda ordusuyla el ele mücadele verdi ve savaşın kazanılmasında büyük rol oynadı. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana geçen süreçte, sosyal yaşamın her alanında, kadınların toplumsal konumlarının gelişmesi için çok önemli kazanımlar elde ettiler. Çağdaş demokrasinin gereği olan eşit katılım, eşit temsil hakkı, toplumsal kalkınmanın olmazsa olmaz koşullarından biridir. Türkiye’de, özel sektörde çalışan kadın sayısının yüksek olmasına rağmen, bu sayı politikada çok düşük.



    - Fenerbahçe taraftarı için neler söyleyeceksiniz?

    Fenerbahçe taraftarı için söyleyebileceğim tek şey her zaman destek. Bu siyasette önemli olduğu kadar spor kulüplerinin gelişiminde de önemli bir faktör… Hatta aile içinde bile. Fenerbahçe’nin çok büyük bir taraftar kitlesi var. Bu kulüp bu taraftarın desteğiyle bugüne gelmiştir. Bugün dünyada adı duyulan bir kulüp bunlar değerlendirilmeli… Tek duymak istemediğim küfürleşmeler. Bunlar da bilinçlendirilmeli. Bugün Şükrü Saracoğlu Stadı’na aileler mutlu bir şekilde gidiyor. Çok az bir grubun tadı kaçırması engellenmeli…

    - Dergimiz hakkındaki düşünceleriniz?

    Fenerbahçe Dergisini çok beğeniyorum.  Kulübü en iyi şekilde temsil ediyor. Çalışanları kutluyorum.

     

    IŞILAY SAYGIN KİMDİR?

    Işılay Saygın, Yüksek Mimar, Dokuz Eylül Üniversitesi mezunu… 1973-80 yılları arasında iki dönem İzmir Buca Belediye Başkanlığı görevini yaptı. Buca Belediye Başkanlığı görevini yaparken 1980’de ihtilal ile görevden ayrıldı. 2 yıl serbest mimar olarak görev yaptı. 1983-87-91-95-99 beş dönem İzmir Milletvekilliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi İlk Kadın Bayındırlık-İmar-Ulaştırma-Turizm Komisyonu Başkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlı Divanı Üyeliği görevlerinde bulundu. 51. ve 52. T.C Hükümetinde Devlet Bakanı ve İlk Kadın Çevre Bakanı , 53. T.C. Hükümeti’nde İlk Kadın Turizm Bakanı, 54. ve 55. T.C. Hükümeti’nde ise Devlet Bakanı olarak görev yaptı. 




    Videolarım
    Site Haritası
    Ziyaret Bilgileri
    Aktif Ziyaretçi1
    Bugün Toplam23
    Toplam Ziyaret135262