Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Röportajlarım

Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Röportajlarım

  • Fedon Kalyoncu Fenerbahçe Aylık Resmi Dergisi Ekim 2010 - 06/02/2012
  •  

     

    Fedon: “Bu renkler için her şeye varım”


     “Damarlarımda kan yerine deniz suyu; bir de Fenerbahçe akar” diyor Fedon. Vaktinde deniz subayı olmayı çok istemiş, olamamış. İçinde hala ukde bu mevzu. Mavi’ye olan bu tutkusunu Büyükada’sı, Fenerbahçe’si, Torba’sı ve 4 teknesiyle hakkını vere vere yaşıyor. “Nerdesin” ve “Aşığınım” gibi klasikler de başka bir hayattan çıkamazdı diye düşünüyoruz. Muzip açıklamalarla dolu bu röportaj Fedon’ı bizler için daha da unutulmaz kılacak.




      Ben iyi bir Fenerbahçeliyim, fanatik değilim, kaybettiğimiz maçta haksızlık yoksa “yenildik” diyen bir Fenerbahçeliyim. Kazanacağız da kaybedeceğiz de asıl olan Fenerbahçe’nin büyümesidir.

     Çok iyi adalar arası yüzerim, 65 yaşıma rağmen halen iyiyim. Tabii şimdilerde spor sadece yürüyüş, yüzme ve teknemi yıkamakla sınırlı kalıyor.

      Dans gibidir futbol; Fransa’da ayrıdır, Türkiye’de ayrıdır. Göze hitap eder. Becerikli futbolcular da Allah vergisi bir sanat uyguluyorlar.

      Fenerbahçe Lefter’e gereken büyüklüğü yapmıştır, heykelini diktiler ama o da zamanında Yunanlılara öyle iki gol atmıştır ki Lefter’i Yunanistan’dan zor kaçırmışlardı.   

      Çok meşgulüm ancak beni Fedon yapan insanlara bir minnet borcum olduğu için özel bir albüm yapacağım.



    - Biz aramızda “Fenerbahçeli olunmaz, Fenerbahçeli doğulur.” deriz her zaman. Peki, siz nasıl Fenerbahçeli oldunuz Fedon Bey?

    İlk takımım Beşiktaş’tı. Bu da çok doğaldı çünkü Tarlabaşı’nda büyüdüm. O yıllardaki Beşiktaş takımının oyuncularını ezbere sayarım. O zamanlar Beyoğlu Spor Kulübü vardı ve çok iyi bir kulüptü hatta milli takımın hazırlık maçları yaptığı bir takımdı. Beşiktaş’ın kapalı spor salonu yoktu Beyoğluspor’a gelir, antrenman yaparlardı. Bir sempati vardı tabii. Sonra Beyoğluspor’da yetişenler Beşiktaş’a gidiyorlardı. Beşiktaşlılık böyle başladı fakat sonra doğru yolu buldum. Yalnız Fenerbahçeliyim demekle Fenerbahçeli olunmuyor. Ne yaptım Fenerbahçe için?  Ben iyi bir Fenerbahçeliyim, fanatik değilim, kaybettiğimiz maçta haksızlık yoksa “yenildik” diyen bir Fenerbahçeliyim. Gurur duyuyorum, gereken görevlerimi yerine getiriyorum. Fenerbahçe Spor Kulübü kongre üyesiyim, Fenerbahçe Platinum kartım var. Fenercell kullanıyorum. Her sezon çıkan formaları Fenerium’lardan satın alıyorum. Ve en önemlisi takımıma her zaman destek veriyorum.

    - Fenerbahçe için en büyük arzunuz nedir?

    Takım ruhu olmasını, her koşulda birlik olmamızı, her geçen gün daha fazla büyüyen bu beraberliğimizin hiç bozulmamasını arzuluyorum. 11 yaşında Fenerbahçeli oldum, bugüne kadar da görevlerimi yapan bir taraftarım. Yalnız yoğunluğumdan dolayı maçlara gidemeyen gönlü Fenerbahçe ile dolu bir taraftarım.

    - Maçları seyretmek için gelemezseniz de izliyorsunuz. Maç sonuçlarında tepkileriniz nasıl?

    Kaybettiğimizde üzülüyorum tabii ama çok fanatik olan taraftarlarımızın karşı takıma ve kendi takımımıza yaptıklarını da tasvip etmiyorum. Kazanacağız da kaybedeceğiz de asıl olan Fenerbahçe’nin büyümesidir.

    - Spora ilginiz nasıl?

    Atletizm’de Türkiye ikinciliğim var. Futbolu çok sevmeme rağmen seri değildim. “Kaleci yapalım” dediler. O da olmadı. Bir süre basketbol oynadım, yüzmede de ikinciliğim var. Çok iyi adalar arası yüzerim, 65 yaşıma rağmen halen iyiyim. Tabii şimdilerde spor sadece yürüyüş, yüzme ve teknemi yıkamakla sınırlı kalıyor. Bu yaştaki sporum da bu...

    - Bugün bütün kulüpler Türk sporcuların daha fazla ortaya çıkması için çalışmalar yapıyor. Devlet de bu konu üzerinde duruyor. Tabii bu ciddi atılımlar çok yeni. Sizin yabancı oyuncular hakkında düşünceleriniz?

    Yabancıya kalbim tamamen kapalı değil ama çağdaşlık mevzusu çok kişiselleştiriliyor diye düşünüyorum. Yabancılara tanınan şans bizim de oyuncularımıza ve teknik ekiplerimize verilsin.



    - Bir takımın başarısı için sizce en önemli şey nedir?

    Otorite şart!

    - Lefter’li maçları yaşayan bir kişi olarak o günlerden bahsedebilir misiniz?

    Şunu çok iyi hatırlıyorum; her takımın taraftarıyla yanyana maç seyrederdik. Kavga falan yoktu. Bir futbolsever olarak çok olaylar yaşadım, tabutlarla Beyoğlu’nda gezdik. Tabut yapar sarı kırmızıya dolardık, kovalar asar gezerdik. Hiç sorun yoktu. Eğlence içinde geçerdi.
    İlginçtir ki Lefter Ağabey’le şöhretler karmasında top oynadım. Bu unutulmaz bir anı benim için. Herkese nasip olmaz.
    Lefter Ağabey’i beğenirdim ama Lefter Ağabey şimdi oynasaydı “Ordinaryüs” olmazdı çünkü futbolun tarzı değişti. Ben topa basabildiğim için konuşabiliyorum tabii ki “Ver Lefter’e yazsın deftere” sözü doğru… İyi futbolcular vardı ama şimdi her şey değişti; sahalar çim oldu, futbol değişti. Eskiden bir çift dalıp da adamın ayağından top alacaksın mümkün değil, düştüğün yerde kalırdın. Tabii dans gibidir futbol; Fransa’da ayrıdır, Türkiye’de ayrıdır. Göze hitap eder. Becerikli futbolcular da Allah vergisi bir sanat uyguluyorlar.

    - Sizin için bu sanatçı kimdi?

    Bir Mikro Mustafa vardı bilmem hatırlar mısınız, adam bacak arasından kaçıyordu. Osman Ağabey vardı; onunla da top oynadık. Bayağı eskiyim ben anlayacağınız, naftalin kokuyorum… Biraz da üzgünüm; hatırlanmak istiyorum. Fenerbahçe Kulübü ile şarka gittim. Diyarbakır Derneği açılıyordu; ona gittik. Metin Özülkü, Naşide ve ben. Ne için? Sadece bu renkler için... Ölümüne Fenerbahçeliyim, bu renkler için her şeye varım.

    - Sitem ettiniz ancak size ulaşmak da pek kolay değil. En sonunda sizi Bodrum’da bulduk. Dergimiz hakkındaki düşünceleriniz neler?

    Dergimizi takip ediyorum. Çok güzel bir dergi. Zaten içinde Fenerbahçe olan her şey güzel…



    - Çoktandır albüm yapmıyorsunuz. Bizleri o farklı sesinizle ne zaman buluşturacaksınız?

    Aslında ben köşemde mutluyum. Albümün ardından yapılması gereken tanıtım çalışmaları şu an bana ağır geliyor ve gerçekten çok meşgulüm ancak beni Fedon yapan insanlara bir minnet borcum olduğu için özel bir albüm yapacağım.

    - Beğendiğiniz sanatçılar kimler?

    “Tarkan” derim başka bir şey demem çocuğu yıkmak için neler yaptılar! Bir Tarkan daha gelmez.

    - Hayatınızda yapmak istediğiniz başka bir meslek var mıydı?

    İsteğim deniz subayı olmaktı. Büyükadalıyım, Heybeliada’dan her geçtiğimde askeri okula bakardım ama pembe kanunlar yüzünden olmadı.

    - Anlattıklarınızdan ve Bodrum’daki teknenizden denize olan sevdanızı anlıyoruz…

    Evet, 4 teknem var. Biri Bodrum’da, diğer üçü İstanbul’da. Bir evim, arabam ve bir motosikletim var. Bir deniz subayı olamadığımdan gözüm açık gidecek. Türklüğümle gurur duyuyorum. Atatürkçüyüm. Damarlarımda kan yok, deniz suyu var. Tabii bir de Fenerbahçelilik. Evimi bir görseniz çarşaflarım duvardaki resimler hepsi Fenerbahçe. Öldüğümde “İyi şarkıcı, iyi bir Fenerbahçeliydi” diyecekler.

    - Türkiye’de ilk tabak kırma akımı sizinle başladı, öyle değil mi?

    Tabak kırma bir nevi deşarj ama her şeyi abarttığımız gibi bunu da abarttık. Bu biliyorsunuz Yunan menşeli bir şey: Sanatçı sevdiği şarkıyı okuduğunda alçı tabaklar kırılır orada. Biz burada porselen tabakları kırmaya başladık; bir sektör oluştu. Ben çok tepki aldım o olaydan ama en azından ben o tabakları Gebze’den topluyordum defolu atılacak tabaklardı. Bu da bitti bir modaydı geldi geçti. Bir keresinde de müşteri viski döktü, ceket yaktı benim üstüme kaldı. Oluyor böyle şeyler.

    - Bodrum’da günleriniz nasıl geçiyor?

    8 ay buradayım. Torba’da oturuyorum, Torbamız çok güzeldir. Ali Poyrazoğlu, Ferdi Özbeğen de burada. Bana göre Bodrum cennetin fragmanı… Büyükada’yı unutturdu burası. Burada program da yapıyorum. Kış aylarında da Suadiye’de Çatana Balık var. Haftada bir gün de orada programım var.

    - En azından 50 yıldır futbolun takipçisiniz. En çok özlem duyduğunuz şey nedir?

    Bir Lefter’i Galatasaraylı yapamazdın. Şimdi para nerde futbolcu orda… Fenerbahçe Lefter’e gereken büyüklüğü yapmıştır, heykelini diktiler ama o da zamanında Yunanlılara öyle iki gol atmıştır ki Lefter’i Yunanistan’dan zor kaçırmışlardı. Böylesine futbolculara özlem duyuyorum.

    - Son olarak taraftara mesajınızı alabilir miyim?

    “Hep destek tam destek”… İşte o taraftara taparım ben.




    Videolarım
    Site Haritası
    Ziyaret Bilgileri
    Aktif Ziyaretçi1
    Bugün Toplam13
    Toplam Ziyaret135276